Anneme doğum gününde hep mektup yazmak istemişimdir. Bu sene yazdım. Ama okutamayacağım, çünkü çok üzülür.

Anne;

21 yıl boyunca hiç durmadan en çok sevdiğim insan sendin. Hayatımın en sevdiğim ve en çok özlediğim döneminin çocukluğum olmasının en büyük sebebi sendin. Ne bileyim, o zamanlar zeki, hep göğsünüzü kabartan, başka çocuklar sokakta serserilik yaparken evde oturup kitap okuyan bir evlattım ya, ondan belki de. Şimdi okuduğu okulda epey başarısız, başka insanların yüzüne bakamamanıza sebep, diğer gençler okullarını bitirmişken birkaç dersten geçmek için sürünen bir evladım. Ne kendi istediğimi yapabildim ne sizin istediğinizi. Ben dünyayı değiştirmek istemiştim, insanların dünyaya, evrene, hayata bakış açılarını değiştirmek. Hayatımı anlamlı kılmak. Güzel evlerde yaşamak, güzel arabalara binmek, güzel elbiseler giymek, tek taş yüzükler takmak istemiyorum. Birinin, birilerinin hayatını iyi yönde değiştirmek istiyorum. Sesimi duyurmak istiyorum. Güzel olmayan bir evde yaşamak, gitmek istediğim yerlere bisikletle gitmek, sadece şimdi sahip olduğum elbiseleri giymek, hiçbir maddi değeri olmayan o kolyeyi takmak istiyorum. Ömrümü sevdiğim adamın yanında geçirmek istiyorum. Keşke sizin sevginiz bana yetseydi. Ama yetmiyor. Keşke sevildiğim bir hayat yaşasaydım da, dün gece, hayatımda ilk defa “şimdi her şey kararsa, bitse gitse, hiçbir itirazım olmazdı” diyebilecek bir duruma gelmeseydim. Bu kadar vazgeçmiş olmak beni çok korkutuyor. Yokluklarında gerçek anlamda yaşayamayacağım insanların bensiz yaşayabilecek olmalarını anlayamamaktan nefret ediyorum. Ailemden sonra en çok sevdiğim insana hep hayal kırıklığı olmaktan nefret ediyorum. Kabullenmek istememekten nefret ediyorum. Bazı şeyleri hiç kabullenemiyorum. Dönüp gidemiyorum. Unutamıyorum. ARTIK sevilmemekten olabildiğince nefret ediyorum. Nefret içerikli bu kadar çok cümle yazabiliyorken nasıl olup da devam edeceğim ki diye düşünmek istemiyorum. Kimse sevmiyor. Önemsemiyor. Yarın ölecekmiş gibi yaşamıyor. Zamana güveniyorlar. Oysa hep aldatır zaman.

Keşke, Ekim 1987’de, “O” doğmuş olsaydı da, ben hiç dünyaya gelmeseydim be anne. Gerçekten keşke gelmeseydim buraya. Hayatımda ilk defa bu cümleleri bu kadar içten kuruyorum ve kalbim hem fiziksel hem ruhsal manada ağrıyor, nefes alamıyorum. Bana nefes veren sendin ama bak, şimdi beni ben istesem bile iyileştiremezsin…

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

One Response to Anneme doğum gününde hep mektup yazmak istemişimdir. Bu sene yazdım. Ama okutamayacağım, çünkü çok üzülür.

  1. Nida Ersin says:

    “Anne gibi yar,vatan gibi diyar bulunmaz” sözünü teferuatla irdelemek lazım,bu gün böyledir yarınların neler getireceğini,kimse bilemez en güvenilir varlıktır anne”
    Ne varki evladıyle övünmekte onun hakkı ve özlemidir, Tanrıdan sonra gelen yaratıların en kutsalıdır,haklı olarak gurur duymayı bekleyendir:))

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s