Tomorrow When The War Began!

Tam anlamıyla şöyle oldu, felaket ilginç başladı. “Kimsenin bilmediği yerlere kamp yapmaya giden bir grup genç” hadisesiyle. Sanmayın ki bir manyak onlara musallat oldu da, önce sarışını, sonra uzak doğuluyu, sonra yiyişip duran sevgilileri öldürdü de en sonunda çirkin ve gözlüklü kız katili öldürüp kurtuldu.

Yok öyle bi dünya.

Bir heyecanlı bir heyecanlı. Ne olduğunu anlamıyorsun zaten. Film direk içine çekiyor insanı. Konusunu burda hayatta anlatmam, çok beklersiniz. Gidin izleyin. İyi film kötü film demiyorum, İZLEMEDEN ÖLME falan diyorum.

Film tam olarak sonuca varmadan bitti, ah kesin devamını çekecekler dedim içimden, sonra da dışımdan İYİ BARİ HALA SENARYO YAZABİLEN İNSANLAR VAR dememle BASED ON THE NOVEL BY yazısını görmem bir oldu. İçimden FUCK! dışımdan HAY LANET OLSUN SİZE HALA SIRTINIZI KİTAPLARA DAYAMAKTAN BAŞKA ŞEY YAPAMIYORSUNUZ GERİ ZEKALI FİLM ENDÜSTRİSİ deyip bir hışım girdim internete, olay neymiş bir bakayım numarası neymiş bu kitabın/filmin dedim.

Ho ho beyler. YEDİ KİTAPLIK SERİYMİŞ. Daha güzeli? Idefix’te bile yok sayın bay ve bayanlar. Ee şey. TÜRKÇE’YE ÇEVRİLMEMİŞ. Tamam bu hoş değil ama, Türkçe’ye çevrilmemiş olması demek çok fazla insanın bu seriden haberdar olmaması demek. YANİ EN AZINDAN BİR SÜRE BANA ÖZEL KALACAK BİR SERİ BULDUM DEMEK. Belki de sonsuza kadar. BELKİ DE İLGİ GÖRMEZ, filmin devamı çekilmez, dolayısıyla kitaplar da çevrilmez (öyle ya, bu ülkede kitap reklamı yapmak için önce filmini çekmek gerekiyor. Hepiniz orospu çocuğusunuz lan. Küfür de ettirdiniz akşam akşam. Hadi benim o kitabım çıktığında da filmini çekmeye kalkın lan. YAPIN LAN BUNU. Ağzınıza sıçıcam o zaman. Nefret kusuyorum biraz kusura bakmayın ama öyle.) ve böylece ben kitapların orijinal versiyonları alır bir güzel okurum. KAHVEMİ ALIR YAĞMURLU BİR SONBAHAR AKŞAMI PENCERE KENARINA OTURUR OKURUM. Oh keyfimi bozamazsınız. Oh canıma değsin. İçimin yağları eridi bak.

Ha bu arada, filmin manyak karakteri o baştan sona kadar deli gibi hasta olduğum uzun saçlı eleman var ya, O HERİFİN ADI DENİZ AKDENİZ. Bi ayağı Türk galiba la. Biyografisinde ailesinin nereli olduğundan bahsedilmiyor sadece Avustralya doğumlu denmiş ama, lütfen yani. Deniz Akdeniz diyorum. Bildiğin Türk ismi. Yüzde 89764897498539. Meğer ben ondan hasta olmuşum ona o kadar. Kan çekiyor işte. İstediği kadar sarışın mavi gözlü cillop gibi ecnebi elemanlar oynasın bir filmde, ben gider zıpır ve sempatik olana hasta olurum. Yani son vakamızda o kişi de Türk asıllı çıktı falan yani. Neyse.

Hala burda durmaya utanmıyorsunuz dimi. Gidin izleyin şunu asabımı bozmayın benim. Zaten bütün gün yatıyorsunuz. Çıldırtmayın beni.

Not: Filmde of ne güzel kızmış dediğimiz hatunlar artık 90’lı, 92’li falan çıkıyor, yaşlanıyorum, yaşlanıyorum, hell yeah…

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

One Response to Tomorrow When The War Began!

  1. Aquamarine says:

    Sevgili Sam'im. Biz okuyucular her ne kadar isyan etsekte, “Alacakaranlık manyakları” gibi bir toplulukta olduktan sonra, kitaptan uyarlama filmleri yapmayı biraz zor bırakırlar. Bizde böyle isyan edişimizle kalırız. Ha izlemeyiz o ayrı ama bu filmlere hasta olan bir kitle var. Üzmemek lazım onları, yazık olur onlara!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s