I lose my right to a point of view.

Bir hatun tanıdım, saçma sapan aşklardan yakasını kurtardıktan bir müddet sonra tüm benliğiyle sevebileceği bir adamla karşılaştı. O şekilde de sevdi, o adamı ne deli sevdiğini size anlatsam inanamazdınız. Bir insan bir insanı en fazla ne kadar sevebilirse, bir insan bir insana en fazla ne kadar değer verebilirse o kadar işte. İşler öyle bir noktaya geldi ki, içindeki sevgi fazla geldi, dayanamadı, hiçbir karşılık beklemeden karşısına geçip onu sevdiğini söyledi. Ardından cehennem gibi günler yaşamış olsa da sonrasında duydukları duymayı tahmin ettiği şeylerdi. Açıklayayım, çok imkansız, zor, ve yanlış ama doğru birini sevmişti. Her ne olmuş olursa olsun sevmeye devam etti. Elinde değildi zaten, kendini hiçe sayarcasına, ölürcesine, taparcasına sevmişti bir kere. Günler, aylar geçtikçe bunları yine içinde tutamadı. Baştan beri olan bütün her şeyi ayrıntılı olarak yazdı. Yazdı, yazdı, yazdı; ta ki bir gün gelip o adama yazdıklarını verene kadar. Okudu. Hiçbir şey demedi. O hatun öldü ama o adamı aynı şekilde sevmeye devam etti. Burada zavallı olan kimdi, bilinmiyor. Maktul belli, katil suçunu kabul etmiyor. Ve hayat bir şekilde devam ediyor.

Starsailor – Poor Misguided Fool

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s